5 Hafta 5 Roman

MG_eğitimler_23İyi yazar olmanın iyi okur olmaktan geçtiğini bilenler için…
Murat Gülsoy’dan çağdaş edebiyatın sıradışı romanları üzerine yeni bir seminer dizisi…

Dostoyevski’den Yeraltından Notlar, George Orwell’dan 1984, William Golding’den Sineklerin Tanrısı, Antony Burgess’den Otomatik Portakal, Kazuo Ishiguro’dan Beni Asla Bırakma

Batılı entelektüelin yeraltından yazdığı notlar yirmibirinci yüzyılda nasıl okunur?İnsan insanın kurdu mudur? Çocuklar her zaman masum mudur? Özgür iradenin olmadığı yerde iyilikten söz edilebilir mi? Baskı altındaki insan aşkı bulabilir mi? Peki ya aşk kurtuluş mudur?

Modern edebiyatın unutulmaz eserlerinin tartışılacağı bu seminer dizisinde varoluşçuluktan postmodernizme uzanan bir düşünce macerasının izi sürülecek ve farklı roman yazma teknikleri ele alınacaktır.

Bilgi ve kayıt için:

Zübeyde Karaman
BÜYEM Eğitim Sorumlusu
E-posta: zubeyde.karaman@boun.edu.tr
Telefon: (0212) 257 31 27-28, (0212) 359 47 45

Tarihler: Pazartesi akşamları, 19:30-21:30

  • 20 Kasım Dostoyevski’den Yeraltından Notlar,
  • 27 Kasım George Orwell’dan 1984,
  • 11 Aralık William Golding’den Sineklerin Tanrısı,
  • 18 Aralık Antony Burgess’den Otomatik Portakal,
  • 25 Aralık Kazuo Ishiguro’dan Beni Asla Bırakma
Reklamlar

Yaratıcı Yazarlık yeni dönem!

Kendi kurmaca metinlerinizi yazarken yaratıcılığınızı daha iyi ortaya koyabilmek, içgörü kazanmak, temel yazım ve kurmaca teknikleri hakkında bilgi düzeyinizi yükseltmek,  edebiyat dolu zaman geçirmek için…

 Uygulamalı bir seminer dizisi olarak tasarlanmış olan Yaratıcı Yazarlık Kursu’nda kurmaca edebiyat yapıtlarının (öykü ve roman) nasıl üretildiği konusunda bilgiler aktarılacak; hikâyenin unsurları, kurmaca metinde zamanın kullanımı, mekânın işlevi, karakterlerin yaratılması, olay örgüsünün yapılandırılması, klasik ve modernist anlatım biçimleri, edebi türler, dramatik gerilimin oluşturulması gibi yazma tekniğine ilişkin konular yetkin örnekler* üzerinde tartışılacaktır. Tüm bu yöntemlerin yanı sıra, edebiyatın insan yaratıcılığı ile ilişkisi irdelenecek, ilhamın kaynakları araştırılacaktır. Amaç, katılımcıların kendi kurmaca metinlerini yazarken yaratıcılıklarını daha iyi ortaya koyabilmeleri için yol göstermek ve içgörü kazanmalarına yardımcı olmaktır. Atölye süresince katılımcılar yazdıkları öyküleri tartışacak, yazma tekniğini etkileşimli bir eleştiri ortamında geliştirecektir.

[*Franz Kafka, Umberto Eco, J.L. Borges, Yusuf Atılgan, Tomris Uyar, Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Leyla Erbil, Vüsat O. Bener, Ayfer Tunç… ]

Çarşamba sınıfı: 29 Kasım 2017 (19:30-22:00)

Cumartesi sınıfı: 2 Aralık 2017 (10:30-13:00)

Süre: 10 hafta (25 saat)

MG_eğitimler_22.jpg

Yaratıcı Yazarlık Atölyesi (Yaratıcı Yazarlık Eğitimi’ni tamamlamış olanlar için)

Yaratıcı Yazarlık Kursu’na katılmış olanların devam edebilecekleri bir atölye çalışması. Katılımcıların yazdıkları öykülerin ve roman kurgularının irdelendiği oturumlarda modernist ve postmodern anlatım biçimleri tartışılacaktır. Atölyenin amacı katılımcıların Yaratıcı Yazarlık Kursu’nda temellerini öğrenmiş oldukları kurmaca tekniklerini özgürce deneyebilecekleri ve profesyonel destek alabilecekleri bir ortam yaratmaktır.

Perşembe sınıfı: 30 Kasım 2017 (19:30-22:00)

Cumartesi sınıfı: 2 Aralık 2017 (14:00-16:30)

Bilgi ve kayıt için:

Zübeyde Karaman
BÜYEM Eğitim Sorumlusu
E-posta: zubeyde.karaman@boun.edu.tr
Telefon: (0212) 257 31 27-28, (0212) 359 47 45

Yeni Roman geliyor: Öyle Güzel Bir Yer Ki

roman.jpg

Camdan bir kutunun içinde kısılı kalmış gibiydi. Başının üzerini yokladı, orada da camdan bir tavan vardı belli ki. Görünmeyen duvarı yumrukluyor, bağırarak yardım istiyordu. Ama kutu sımsıkı kapalı olduğu için sesini duyuramıyordu sanki. Birden başının üzerinde bir ağırlık hissetti, elini kaldırdı, tavan hareket ediyordu. Yavaş yavaş bir piston gibi aşağı iniyordu. Önce direnmeye çalıştı ama görünmeyen tavan güçlüydü.

Fırtınalı bir gecede eskici Kerem’in dükkanında bir araya gelen eski lise arkadaşları geçmişe doğru karanlık bir yolculuğa çıkarlar. Kerem için bu yolculuk hem yeni bir aşkın kapısını aralayacak hem de yıkımın başlangıcı olacaktır.  Yaşadığı ülkenin geçmişi, günü ve geleceği Kerem’in peşini bırakmaz. Binaların, parkların, bütün şehrin dönüşüp yerle yeksan olduğu bir zamanda roman kahramanları yıkımdan kurtulabilecek midir?

Murat Gülsoy okurunu bir yandan hayatın sonsuz anlarını kaydeden bir zihne davet ediyor diğer yandan görünmez bir kapanın içinde kısılı kalmış küçük hayatların, bireysel acıların, bencil hırsların hemen yanı başında kanayıp duran geçmişe ait söylenmeyenleri işaretliyor.

Öyle Güzel Bir Yer Ki siren seslerine kapılıp giden yaşamımızın, alacakaranlık dünyamızın romanı…

 

Aronofsky’nin Anne Filminin Düşündürdükleri

Requiem for a Dream filmini ilgiyle izlemiş olduğum Aronofsky’nin Anne adlı son filmine de büyük bir merakla gittim. Mesele yazarlık olunca merakım katlanmıştı doğrusu. İlk yarıyı heyecanla izledim, gerçi yazar ve genç karısının yaşadıkları evin fazlasıyla stilize olması hafiften kafamı kurcalasa da çok dert etmedim. Çünkü mekanın tekinsizliği ile yazardan yayılan tuhaflık üst üste biniyor, hele eve gelen yabancının yazar tarafından sıcak bir şekilde kabul görmesi filmin devamı konusunda müthiş potansiyeller barındırıyordu. Ancak benim için kırılma noktası yazara ilham geldiği sahneydi. Çırılçıplak yataktan fırlayıp “Kağıt! Kalem! Çabuk, geldi yazmam lazım,”  havası içinde yazmaya başlaması son derece gülünçtü. Zaten film bu noktadan sonra yüzeysel bir tanrısal yaratıcılık metaforuna kilitlenerek Habil-Kabil’den başlayarak Tanrı’nın oğlunu insanlara kurban etmesine kadar bildik kutsal kitap metaforlarını tekrar etmekten öteye gidemedi.

Yazarlığın tanrısal yaratıcılıkla özdeşleştirilmesini romantik bulanlar olabilir. Edebiyatın yüceltilmesi olarak okuyanlar da bulunabilir. Bu türden bir yaklaşım yazarı ya da sanatçıyı ilahi bir noktaya çekerek gerçeklikten koparmakta, tanrısal bir düzleme yerleştirerek sanatsal etkinliği yüceltmekte; böylelikle, sanatı biz sıradan fanilerin ulaşamayacağı bir yere yerleştirerek insanların sanat yapma hakkını elinden almaktadır. Hiçbir temele dayanmayan bu yüceleştirme aslında bir yabancılaştırma işlevi görmekte, insanların sanatı ulvi ve metafizik bir yere koymalarına neden olmaktadır. Büyüsü bozulmuş bir dünyada dinin yerini sanatın aldığını söyleyenleri bu noktada hatırlamak gerekli. Dinlerin sözünü ettiği bir öte dünya yoksa, peygamber yoksa ilahi olanla, yüce olanla ilişki kuracak başka biri olmalı: bu da elbette sanatçıdır!

Oysa…

Yazar, sanatçı ayrıcalıklı bir kişi değildir. O öte dünyayla ilişki kuran bir peygamber ya da şaman da değildir. Yeteneği tanrı vergisi olmadığı gibi doğuştan gelen bir genetik hediye de değildir. Tam tersine, eliyle, bedeniyle, zihniyle çalışan bir ağır işçidir. Sanatçı, kendi bedeni ve zihni üzerinde araştırma yapan ve bu çabasını başkalarıyla paylaşan herhangi biridir. Dolayısıyla herkesin bu yolu seçme hakkı ve yeterliliği vardır. İşte tam bu noktada itirazlar yükselir. Çünkü birçokları için herkesin bu tekinsiz yolculuğa çıkma ehliyeti ya da hakkı olduğunu düşünmek rahatsız edicidir. En konforlu hal, sanatı bir grup sıradışı (hatta sapkın) kişinin yine olağan dışı edimi olarak görmektir. Aronofsky’nin filmi işte bu muhafazakar düşünceye hizmet eden görkemli bir prodüksiyon olmuş.

Yaratıcı Yazarlık yeni dönem

Kendi kurmaca metinlerinizi yazarken yaratıcılığınızı daha iyi ortaya koyabilmek, içgörü kazanmak, temel yazım ve kurmaca teknikleri hakkında bilgi düzeyinizi yükseltmek,  edebiyat dolu zaman geçirmek için…

buyubozumu_kapak

Uygulamalı bir seminer dizisi olarak tasarlanmış olan Yaratıcı Yazarlık Kursu’nda kurmaca edebiyat yapıtlarının (öykü ve roman) nasıl üretildiği konusunda bilgiler aktarılacak; hikâyenin unsurları, kurmaca metinde zamanın kullanımı, mekânın işlevi, karakterlerin yaratılması, olay örgüsünün yapılandırılması, klasik ve modernist anlatım biçimleri, edebi türler, dramatik gerilimin oluşturulması gibi yazma tekniğine ilişkin konular yetkin örnekler* üzerinde tartışılacaktır. Tüm bu yöntemlerin yanı sıra, edebiyatın insan yaratıcılığı ile ilişkisi irdelenecek, ilhamın kaynakları araştırılacaktır. Amaç, katılımcıların kendi kurmaca metinlerini yazarken yaratıcılıklarını daha iyi ortaya koyabilmeleri için yol göstermek ve içgörü kazanmalarına yardımcı olmaktır. Atölye süresince katılımcılar yazdıkları öyküleri tartışacak, yazma tekniğini etkileşimli bir eleştiri ortamında geliştirecektir.

[*Franz Kafka, Umberto Eco, J.L. Borges, Yusuf Atılgan, Tomris Uyar, Orhan Pamuk, Ahmet Hamdi Tanpınar, Leyla Erbil, Vüsat O. Bener, Ayfer Tunç… ]

Çarşamba sınıfı: 29 Kasım 2017 (19:30-22:00)

Cumartesi sınıfı: 2 Aralık 2017 (10:30-13:00)

Süre: 10 hafta (25 saat)

Bilgi ve kayıt için:

Zübeyde Karaman
BÜYEM Eğitim Sorumlusu
E-posta: zubeyde.karaman@boun.edu.tr
Telefon: (0212) 257 31 27-28, (0212) 359 47 45