Mimar Sinan Üniversitesi’nde 602. Gece Semineri

>

Seminer sonrasında gelen sorulardan / yorumlardan birisi ilginçti. Borges’in sözünü ettiği metnin kendine referans vererek sonsuz bir döngü yaratması meselesini karşılıklı yerleştirilmiş iki ayna arasında durup kendini görmeye çalışma deneyimine benzeten dinleyici şöyle devam etti (Aklımda kaldığı kadarıyla): “Metnin yarattığı bu sonsuzluk hissi kişide bir farkındalık yarattığı gibi aynı zamanda bir sonsuzluğa düşüp kaybolma durumu da yaratmaz mı? İki paralel ayna arasında durup baktığımızda önce kendimizin sonsuz kopyalarını görürüz ama bir süre sonra bunu da görmez oluruz.” Doğru bir noktaya temas ettiğinden hiç kuşkum yok. Metakurmacayı, realist temsili, baskın söylemi, mevcut dili kırdığı için hep olumlu bir yaklaşım olarak anlatıyorum (kitapta da seminerlerde de) oysa kendine has tekinsizlikleri olan bir yöntem. Okurun / yazarın bir süre sonra aynaların arasında kalan kişinin durumuna benzer bir rahatsızlığı duyacağı da muhtemel. Karanlığın Aynasında için sıklıkla duyduğum yorumlardan birinin ‘rahatsız edici’ olması da bir tesadüf olmasa gerek.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s