Bal: Sanatçının Kadim Dildeki Tarifi

Bal: Sanatçının Kadim Dildeki TarifiBir sanat yapıtının temel özelliği insanı etkilemesidir. Bu etki bilimsel verilerin ikna ediciliğinden çok daha farklıdır, açıklanması güç duygusal mekanizmaların sonucudur. Duyular yoluyla eriştiğimiz sanat yapıtının yarattığı etkinin derinliği hepimize ait olan, neredeyse kültürler üstü bir düzeyde paylaştığımız temel mitlerle (arketiplerle) kurduğu ilişkinin sağlamlığıyla ölçülebilir. Semih Kaplanoğlu’nun sinema tarihinde çoktan hak ettiği yeri almış olan üçlemesinin son filmi Bal’ı izlerken bu düşünceler daha da pekişti zihnimde.

Üzerine yazılmış yazılarda ve yönetmenin söyleşilerinde üzerinde durulan, hemen herkesin anlaştığı özelliklerden biri filmin dinsel motifleri kullanıyor olması. Baba Yakup ve oğul Yusuf’un hikayesini izlemeye ‘oku’ diye başlıyoruz. Bu yüzden dini işaretlerin filmi okumakta yolumuzu aydınlatacak önemli göstergeler olduğunu düşünebiliriz. Bir yere kadar doğrudur da bu öngörü. Ancak beklenilenin aksine dini hikayeler çok da büyük bir paralellik taşımaz filmin hikayesiyle.

>Bal: Sanatçının Kadim Dildeki TarifiHatırlamakta yarar var: Yusuf Yakup’un on iki oğlundan en sevdiğidir. Güzelliği ve rüyaları tabir etmekteki doğuştan gelen yeteneği ile bilinir. Diğer kardeşlerin kıskançlık ve ihaneti, onu bir kuyuya atmaları, esir tüccarlarının eline düşmesi, tüccarların Yusuf’u Mısır’da önemli bir adama satmaları, adamın karısının Yusuf’a aşık olması, hatta bir taciz hikayesi ve iftiraya uğraması, hapse düşmesi, yıllar sonra firavunun bir rüyasını yorumlayarak hapisten kurtulması, yönetimde söz sahibi olması, kardeşlerini ve babasını Mısır’a getirtmesi ve onlarla barışmasıyla sonlanan bir hikayedir Yusuf’unki. Bu hem Eski Ahit’te hem de Kuran’da farklı ayrıntılarla da olsa anlatılır. Temelde bir yükseliş hikayesidir. Görüldüğü gibi Kaplanoğlu’nun filmindeki Yakup ve Yusuf hikayesi ile çok az benzerliği vardır. Babanın Yusuf’u rüyalarını anlatma diye uyarması ve babayla oğul arasındaki özel bağ dışında hemen hemen ortak bir unsur yoktur. Tek başına Yakup’un hikayesiyle de doğrudan ilişkisi yoktur Bal’ın Yakup’unun. Yakup’un birçok hikayesi vardır ama iki tanesi çok önemlidir. Biri Yakup’un Merdiveni diye de bilinen bir olaydır; ikiz kardeşinden kaçan Yakup (bu başlı başına önemli bir hikayedir ama konumuzla ilgisi olmadığı için ayrıntıya girmiyorum) yolda başının altına bir taş koyar ve uyur.

Bal: Sanatçının Kadim Dildeki TarifiRüyasında gökyüzüne doğru uzanan bir merdivenden inip çıkan melekler görür. Bu çok değişik şekillerde yorumlanan bir mittir. Bir başka hikayesi de Yakup’un yıllar süren sürgününden yurduna dönerken karşısına çıkan gizemli bir yabancıyla güreşe tutuşmasıdır (gizemli adam kimi yorumlarda bir melek kimi zamansa Tanrı’nın kendisidir). Sabaha kadar süren güreşte yenişemezler ve sonunda Yakup melekten kendisini kutsamasını ister; melek de onu kutsayarak ona İsrail adını verir. Çok temel hikayelerden biridir. Farklı dönemlerde ressamlar tarafından çizilen bu hikaye Barton Fink filminde de hatırı sayılır bir şekilde ele alınır. Yaratma sürecindeki yazarın (ki aynı zamanda ucuz bir hollywood güreş filmi senaryosu yazmakla boğuşmaktadır) yaratıcının kendisiyle güreşini temsilen ironik bir şekilde kullanılmıştır.

Bal filmindeki Yakup’un, Yusuf’un ve hikayelerinin dinsel hikayelerdeki Yakup ve Yusuf’la çok da ilgisi olmadığını görüyoruz. Zaten yönetmeninin de böyle bir iddiası yok. Peki o halde nedir üzerimizde bıraktığı derin etkinin nedeni?

 

>Bal: Sanatçının Kadim Dildeki TarifiBu etkiyi yaratan derinliğin kökeninde yaratıcı yönetmenin hikayesine gösterdiği saygı ve özen yatmaktadır. Çünkü iyi anlatılan tüm hikayeler simgeselliği kendilerinde barındırırlar. Simgeler bir matematik denklemine yerleştirilir gibi serpiştirilmez iyi bir sanat yapıtında. Hikaye üzerinde derinleşildikçe, şeylerin simgesel güçleri ortaya kendiliğinden çıkar. Bal filminde yaratıcı yönetmen sadece kendi hikayesini ince ince işlemekle kalmıyor aynı zamanda kadim arketipleri ve dini simgeleri kimi zaman bilinçli bir şekilde seçerek (baba-oğulun adı gibi, rüya bağlantısı gibi) kullanıyor. Ve bence filme asıl karakterini veren şey, kendi hikayesinin içinden kadim olan bilginin ortaya çıkmasına izin vermesi.

Bal’ın gücü onu oluştururken kullanılan kadim arketiplerdedir. Bu arketipler bazen kutsal kitaplardaki hikayelerle çakışır elbette. Baba-oğul sevgisi Yakup-Yusuf ile simgelenirken onların sadece bu yönü alınmıştır. Özgün hikayenin diğer unsurları alınmamıştır. Ancak dini hikayelerden ödünç alınanlar bu ve bunun gibi bir kaç unsurla sınırlı kalmıştır. Film kendi cümlelerini kadim simgelerle oluşturmuştur.

Örneklemek gerekir.

Bal. Filme adını veren bal antik simgecilikte hikmet anlamına gelir. Semih Kaplanoğlu’nun bir söyleşisinde söylediği gibi ormanın ruhudur, tüm çiçeklerden, ağaçlardan alınan özün yeniden vücuda gelişidir. Balı yiyen insan, hikmetin o baş döndürücü tadını alır. Filmdeki Yakup-Yusuf göndermesi nedeniyle, filmin simgelerini Kuran’daki Yusuf suresinde aramak yerine çok daha doğrudan bağlantılı olan başka bir surede aramak gerekir: Nahl suresi. Balarısı anlamına gelen Nahl suresinde hem arıların bal yapmasındaki hikmetten hem de tüm bir yaşam-ölüm döngüsünden söz edilir. Bal sadece Kuran kaynaklarında değil antik bir simge olarak hikmeti işaret eder. Filmdeki babanın peşinde olduğu bal hayatın anlamıdır. O arayış tüm bir insanlık macerasıdır.

>Bal: Sanatçının Kadim Dildeki TarifiHayat Ağacı. Yerle göğü birbirine bağlayan ağaç kadim kültürlerde hayatı simgeler. Merdiven de bu minvalde bir simgedir. Zaten Yakup’un Merdiveni heterodokslarca ilahi olanla dünyevi olan arasındaki göbek bağı olarak yorumlanır. Bal’da da Yakup filmin başında balı bulmak için ağaca tırmanırken bir süre asılı kalır. Bu tüm hayatın özetidir aslında. Balı yani hikmeti bulmak için hayat ağacına tırmanan insanın bir süreliğine bu durumu yaşamasıdır. Bu yüzden hüzünlüdür insanın hikayesi.

Elma. Babanın Yusuf’un önüne bir elma ve bıçak koyması, Yusuf’un böldüğü elmayı paylaşıp yemeleri, annenin bu sahneyi gülümseyerek izlemesi başlı başına simgesel çözümlemeye çağırır bizi. Adem-Havva hikayesinde elma, bilgi ağacının (hayat ağacının) meyvesidir. Onu yiyen bilmeye başlar. Bilgi masumiyetin kaybına neden olur. İyi ile kötünün ne olduğunu bilmediği cennetten çıkan insanın gelişmesinin simgesel anlatımıdır. Burada baba ile oğul arasında bir bilginin paylaşıldığı işaret edilmektedir. Filmin başka bir bölümde annenin verdiği sütü içmeyi redden Yusuf’un sütünü baba gizlice içer; Yusuf sütü ancak babanın ölümünden sonra içecektir. Baba ile oğul arasındaki elma ve süt üzerinden anlatılan bu geçişme büyüme sürecindeki kaçınılmaz Ödip çatışmasının bence yumuşak ve estetik bir biçimde çözülmesidir. Tabii hikayenin sonunda babanın öleceği gerçeği olmasa böylesi yumuşak olabilir miydi o da ayrı bir tartışma konusudur. Elma ve bıçak bana Eski Ahit’teki Yusuf’un hikayesinden bir sahneyi de hatırlattı. Mısır’da Potifar adlı önemli bir adama satılan Yusuf’a Potifar’ın karısı aşık olur, onunla birlikte olmaya zorlar. Hatta Potifar’ın karısı Yusuf’un ne kadar güzel olduğunu kanıtlamak için arkadaşlarını davet eder, her birinin önüne birer elma ve bıçak verir. Yusuf aniden içeri girince kadınlar Yusuf’un güzelliği karşısında öyle şaşırırlar ki elma yerine farkında olmaksızın ellerini keserler. Elbette Bal’da bu hikayenin doğrudan bir yansıması yok. Ama elma var, bıçak var, hatta kadınlar meclisinin (Miraç kandili için toplanmış kadınlar) içinden geçen Yusuf da var  ama başka biçimlerde… Tıpkı rüyalarda olduğu gibi, simgeler yer değiştiriyor ve farklı yerlerde yoğunlaşıyor.

İhanet. Sadakat. Dinsel olarak Yusuf’un hikayesindeki önemli izleklerden biri de ihanettir. Yusuf’u kıskanan kardeşleri ona ihanet ederler, onu bir kuyunun dibinde bırakıp giderler. Bal’da bu izleğin gölgesini iki şekilde hissediyoruz. Birincisi Yusuf’un okulda arkadaşlarıyla oynamayıp yalnız başına sınıfta oturması onun ‘kardeşleriyle’ aynı durumda olmadığını anlatıyor. İkincisi tam bir tersine çevirme. Sıra arkadaşı Yusuf’un bir kabahatini üstelenir, onu ele vermez. Tam bir sadakat gösterir. İhanetin tersine dönmüş olduğunu görüyoruz.

Tüm film boyunca hikayenin anlatılma biçiminden kaynaklanan bir simgesellik söz konusu. Anlatımın incelikli dili dokunduğu her unsuru kadim dünyanın sözcüklerine yani simge ve arketiplere dönüştürüyor. Ben burada aklımda kalanları sıraladım.

Bir şairin dünyayı çocuk belleğinde nasıl şekillendirdiğinin hikayesini anlatan filmin son sahnesini de ayrıca anmak isterim. Yusuf babanın ölmüş olduğunu, gittiği yerden bir daha dönmeyeceğini anlamıştır. Karanlık ormana gider. Ki orası tehlikelerle doludur. Yeni yavrulamış bir dişi ayı vardır ormanın bir yerlerinde örneğin. Ama o dev bir ağacın kovuğuna sığınır. Rüyaya dalar. Bu sahneyi izledikten sonra şöyle hissettim: Yusuf’un önünde iki seçenek vardır. Birincisi babasının yoludur. Onun gibi olmaktır. Uğrunda ölünecek hikmet için hayat ağacına tırmanacaktır. Ya da… Babanın yolundan gitmeyecektir. Hayat ağacına tırmanmak yerine, göksel hikmeti aramak yerine, ağacın rahmine sığınıp rüya görmeyi, hayali seçecektir. Bu şair olmayı seçtiği andır. O halde: hikmeti rüyada aramak sanatçının kadim dildeki tarifidir.

Reklamlar

3 comments

  1. >Tüm kitaplarını okuduğum bir yazarın tüm filmlerini izlediğim bir yönetmenin eseri hakkında kalem oynatmasına çok sevindim. Böylece, hepimizin kardeş ruhlar olduğunu bir kez daha anladım.rumuz: Rüya ile Galip

    Beğen

  2. >"O halde: hikmeti rüyada aramak sanatçının kadim dildeki tarifidir."İşte üçlemenin neredeyse özeti değerinde bir cümle!!! Hatta belki de "yaratıcı yönetmen"in kendini özdeşleştirdiği yönü bu filmin. Her ne kadar ilk önce Süt'ü yazmış olsa da ona en yakın dönemini yaşayan büyümüş, adam olmuş, şair olmuş Yusuf'u gösterir bize Yumurta'da. Bu noktada, sanatçılık tarifinde kendini bulabilir diğer yaratıcı sanatçılar. Bunlardan biri olduğunuzu bilerek bu güzel okuma için teşekkür ederim. Son zamanlarda rüya kavramına odaklanmışken bana bir başka bakış açısı kazandırdığınız için…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s