Fotomontaj Tabut: Geçmişi Kontrol Eden Bugünü de Kontrol Eder

Bu iki fotoğrafı ilk olarak Gelişim Yayınları’nın Türkçe’ye kazandırdığı bir ansiklopedide görmüştüm. Sanırım orijinali Oxford Yayınlarındandı. Tarih ve Toplum cildinin girişinde bu iki fotoğraf basılıydı. Henüz ne Lenin’i, ne Troçi’yi biliyordum; ne de Sovyetler Birliği üzerine geniş bilgim vardı. Soğuk savaş yılları bir biçimde sürüyordu. Galsnost’a da, 1984’e de çok vardı. Giriş yazısında bu fotoğraflardan yola çıkarak tarihin nasıl tahrif edilebildiğini ve bunun ne kadar önemli sonuçları olabileceğini anlatıyordu. Çocuk olmama rağmen tarihin kurgulanabilir bir şey olduğunu anlamıştım ve bundan da şiddetle rahatsız olmuştum. Çünkü hayatımın aydınlanma dönemini yaşıyordum, harçlıklarımı biriktirip bana hakikati anlattığına inandığım ansiklopedileri fasiküller halinde alıp büyük bir iştahla okuyordum. Rahatsız olmuştum ama aynı zamanda, tarihin gizemlerle ve kurgularla dolu heyecanlı bir yer olduğunu da derinden hissetmiş olmalıyım. Aksi takdirde kurmacaya ilgi duymazdım sanıyorum.

Üstteki fotoğrafa dikkatle bakıldığında Lenin’in konuşma yaptığı kürsünün bize göre sağ tarafında iki kişi daha görünüyor, Bolşevik Devrimi’ni Lenin’le birlikte omuz omuza yapan liderlerden Troçki ve Kamanev. Her ikisi de daha sonra Stalin ile fikir ayrılığına düşecek ve Troçki sürgünde bir suikast sonucu Kamanev ise 1936’da yargılanarak öldürülecektir. İşin en tüyler ürpertici yanı, Kamanev hiç yaşamamış gibi tarihten silinecektir. Oysa Kamanev 1917’de kısa bir süre de olsa Devlet Başkanı olarak görev yapmış ilk kişidir! Ama yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi tarihe yapılan “küçük” dokunuşlarla Lenin’in konuşma yaptığı kürsü uzatılmış, Troçki ve Kamanev kürsünün tabuta benzeyen tahtalarının altına gömülmüştür.

Daha sonra, tam 1984 yılında (önsözünde Celal Üster’in çok da güzel belirttiği gibi) Erdal Öz Can Yayınları’nda George Orwell’ın 1984’ünü büyük bir heyecanla yayımladığında ben de Üniversite’nin hazırlık sınıfında aynı kitabı orijinalinden okuyordum. Boğaziçi’ndeki hazırlık okulu benim gibi kolej mezunu olmayan gençlerin sadece İngilizce eksiklerini gidermiyor aynı zamanda Guguk Kuşu, Çavdar Tarlasında Çocuklar, Koleksiyoncu, Sineklerin Tanrısı gibi Batılı yaşıtlarının okuyup üzerine dönem ödevleri hazırlamış olduğu modern klasikleri okutarak çok büyük bir iyilikte bulunuyordu. Çünkü 1980ler’de lisede okuyan gençlerin bu tür kitapların içerdiği eleştirel düşüncenin kıyısından bile geçmesi mümkün olamıyor; askeri bir disiplinle Türk-İslam sentezinin gülünç kurgusu en bayağı şekilde zihinlere kazınmaya çalışılıyordu.

1984’ün tüm Batı dünyasının liselerinde büyük bir hevesle okutulmasının bir nedeni de içerdiği totaliter düzen eleştirisiydi elbette. George Orwell hem Nazileri hem de Sovyetleri bu romanında keskin bir dille eleştiriyordu. Her iki dünya görüşünün de toplumsal yaşayışın normal seyrine vandalca müdahale ederek nasıl bir toplum mühendisliği yaptığını anlatıyordu. Bugünü kontrol edebilmenin tek yolunun geçmişi kontrol edebilmekten geçtiğini söylüyordu 1984’deki parti görevlisi. Tarihin, belleğin, arzunun, bedenin tam bir kontrolüne dayanan “mükemmel” bir mekanizmaydı 1984’deki devlet.

Şimdi, bu romanı insan ve kötülük meselesi ekseninde yeniden okurken halen tüylerim ürperiyor. Bakışındaki sağlamlık ve öngörülerindeki keskinlik 1984’ü bir edebi yapıt olmanın çok ötesine taşıyor gözümde. Sanırım 1984’ün yöntemlerinin halen kullanımda olmasından kaynaklanıyor bu durum. Üstelik çok daha gelişkin, kaygan, parlak, çok sesli yeni araçlarla evrilerek… Yukarıdaki fotoğrafta genişleyip Troçki’yi ve Kamanev’i yutmuş olan fotomontaj tabut bu coğrafyada ve dünyanın birçok farklı yerinde adı sanı bilinmeyen milyonları yutmadı mı? Bu bilinmesine rağmen aynı anda bilinmiyor oluşu 1984’deki çiftdüşün‘e ne yazık ki güzel bir örnek oluşturuyor.

Son not: Özellikle bedenin ve arzunun nasıl kontrol edildiğini ve sonuçlarını yeniden okumalı. (Winston’ın arzuladığı kadına karşı ilk hislerinin ona tecavüz edip öldürmek olması örneğinden yola çıkarak cinselliğin baskılanması ile cinsel şiddet arasındaki ilişki örneğinde olduğu gibi)

One comment

  1. Vurgu yanlış yapılmış. Bence “bugünü kontrol eden geçmişi kontrol eder” kısmı fotoğrafa karesine daha münasip geliyor. Çünkü sonuçta çekilen fotoğraftaki kare geçmişe ait ve onun montajla atılması ise bugünle irtibatlı. Yani bugünden geçmişe müdahale söz konusu…

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s