Kahramanın Yolculuğu

Başlangıçtan bu yana edebiyat yolculuğu anlatıyor… Homeros’un günümüzden 2800 yıl önce yazmış olduğu Odyssey kahramanın dönüş yolculuğunu konu edinen uzun bir epik şiirdir. Savaş bitmiş artık eve dönme zamanı gelmiştir. Ama yol çeşitli engellerle doludur, baştan çıkarıcı nimfeler, kılık değiştiren tanrılar ve sayısız macera… Üstelik varılacak yerde, evde, yirmi yıl sonra Odyssey ne bulacaktır? Yolda olmanın iki önemli cephesi bir hikayede ele alınır. Yol, kahramanı değiştirir, olgunlaştırır ama onu evinden, geçmişinden uzaklaştırır. Geride bıraktıklarınızı asla bıraktığınız gibi bulamazsınız.

Yolculuk, yer değiştirme kadim dünyanın en cazip konularından biridir. Nasıl olmasın ki, şehirler hava kararınca kapısının kapatıldığı büyük kalelerdir. Dışarısı tehlikelidir. Dışarıda tekinsizin karanlıkta beklediği kaos vardır. Her yolcu bu karanlık ve belirsiz dünyaya meydan okuyan bir kahramandır. Yolculuk insanı hiç bilmediği ve hiçbir kitabın yazmadığı gerçeklerle tanıştırır. O yüzden de varılacak yerden daha önemlidir yolun kendisi. İnsanın hayat içindeki olgunlaşmasının bir metaforudur. Bu yüzden de kahraman kendi macerasını bulmak için yollara düşer.

Ancak kimi zaman da bir kaçıştır yolculuk. Örneğin Oedipus kaderinden kaçar. Çünkü feci bir kehanet onun hayatını alt üst eder. Babasını öldürecektir ve ülkesinin lanetlenmesine neden olacaktır. Bu yüzden yollara düşer. Oysa trajik kahraman kaderinden kaçamaz. Heraklit’in dediği gibi “insanın karakteri onun kaderidir”. Yolda karşısına çıkan bir adamı istemeden öldürür, ki o gerçek babasıdır. Vardığı yerde bir kadınla evlenir, ki o gerçek annesidir. Kralı olduğu ülkeye felaketten başka bir şey getirmeyen Oedipus kaçtıkça kaderini gerçekleştirmektedir.

İster kendi macerasını aramak için yollar düşsün ister kaderinden kaçmak için, kahraman yolculuk sırasında değişir, adeta başka birine dönüşür. Her yolculuk hikayesi aynı zamanda bir dönüşüm hikayesidir. Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ında Turgut Özben’in Selim’i anlamak için çıktığı yolculuk aslında 1970li yıllarda Türkiye’de küçük burjuva aydının kendini arayışının hikayesidir. Orhan Pamuk’un artık dünya edebiyatı kült romanları arasında sayılan Kara Kitap’ında Galip kaybolan karısı Rüya’yı arar şehrin içinde, ama asıl aradığı anlamdır. Her şeyin anlamı, hayatın, var oluşun, edebiyatın ve aşkın… Her iki roman da bir taraftan kahramanların başkalarına dönüşmelerini anlatır. Turgut Selim’e dönüşür, kitapları ciddiye alan, bir nevi Don Kişot olan Selim’e… Galip ise Celal’e dönüşür, karısıyla eş zamanlı olarak kaybolmuş köşe yazarı Celal Salik’e… Orhan Pamuk Galip’in yolculuğunda Batı kültürü karşısında ezilen, horlanan, kendini ifade edemeyen, eski hikayelerin içinde umutsuzca kendine yeni bir dil arayan üçüncü dünya insanını anlatır. Yolculuk metinler arasındadır. Metinlerin yeniden yorumlanması, farklı biçimlerde okunması dünyaya bakışımızı değiştirir. Aradığımız da bu değil midir?

donkisotModern anlamda ya da bildiğimiz anlamda roman sanatının Cervantes’in Don Kişot adlı eseriyle 1605 yılında başladığı kabul edilir. Orijinal adı La Mancha’lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote olan roman artık dünya kültürünün yapıtaşlarından biridir. Öyle ki eserin kahramanı hemen her dilde bir deyim haline gelmiştir: Don Kişot, her ne pahasına olursa olsun, ne kadar saçma ve akıl dışı görünse de hayallerinin peşinden giden insan anlamında kullanılır. Oysa nedir Don Kişot’un hayali, nedir onu yollara düşüren? Don Kişot öncelikle bir okurdur, evindeki devasa kütüphanesi ağzına kadar şövalye hikayeleriyle doludur. Dünya üzerinde karşılaştığı tüm yanlışlıklarla ve kötülüklerle savaşmayı aşkla bağlı olduğu Lady’sinin onurunu korumakla bir tutan şövalyelerin hikayeleridir bunlar. Bu artık kaybolmuş bir dünyanın nostaljisidir. Yaşadığı dönemde şövalyeler at sırtında düelloya tutuşacakları rakiplerini aramak için yollara düşmezler, o devir çoktan kapanmış, çoğu hayali olan şövalye hikayelerini anlatan kitaplarda kalmıştır.

Don Kişot sadece modern romanın değil modern okurun da atasıdır. Gustave Dore’nin o harika çiziminde tasvir ettiği gibi kitap okuyan ve aslında odasında yolculuk eden bir okurdur Don Kişot. Hayallerin kitap sayfalarından çıkıp etrafını sardığı o büyülü dünyada bir meczuptur artık. Okumak, özellikle de kurmaca edebiyat eserlerini okumak tam da bu resimde görüldüğü gibi kişisel bir yolculuktur. Dilin büyüleyici canlandırma ve tasvir etme gücü, kurmacanın dramatik hikaye anlatma özelliğiyle bir araya gelince muazzam bir imkan olur okumak. Yerinden kalkmaksızın, güven içinde maceradan maceraya koşar modern okur. Başkalarının dünyalarına çıkılan bu yolculuk insanın o bitimsiz açlığını bir nebze olsun bastırır: ötekilerin ne düşündüğüne, ne hissettiğine duyduğumuz sonsuz merak! Ayrıca başka yerlerde ve zamanlarda olma arzusu!

Ötekine doğru çıkılan yolculuk zaman ve mekan sınırlarını aşarak insanı büyük insanlık deneyiminin zenginliğiyle buluşturur. Denebilir ki roman en büyük teknolojidir, kişiyi varoluşun esaretinden kurtarır, bireysel sınırlarının dışına çıkmasına imkan tanır. Roman bir zaman-mekan makinesidir. Elbette okur için böyle olan bu durum yazar için de farklı değildir. Yazma süreci de bu anlamda bir yolculuktur, ancak kişinin ötekilere varmak için önce kendi iç karanlığından geçmesi gerekir. Belki de bu yüzden “seküler dünyanın dini sanat, peygamberi de sanatçıdır” diyenlere hak vermek gerekir. Yazmak kişinin kendi iç karanlığına doğru yaptığı bir miraç yolculuğudur. Burada edindiği deneyim sadece kişisel değildir, yazı yoluyla başkalarına ulaşan, aktarılan, paylaşılan, çoğaltılan insanlık deneyimdir. Ancak o zaman insan olmak, kadim hikayelerde mecazi olarak anlatılan o kahramanın yolculuğu mümkün olur.

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s