16 Ekim İntihar Videosu

16 Ekim 2014 sabahı genç bir adam kameraya bakarak “bana ayrılan sürenin sonuna geldim” diyordu. Son derece özenle seçilen sözcüklerle yapılan bir veda konuşmasıydı bu. Bir intihar notu. Ürpererek izledim. İçtenlikle yapılan bir konuşma, dürüst bir beyan diye düşündüm ilkin. Benzerlerini insanın arkadaşlarıyla bir barda ya da gecenin geç bir saati loş bir evde yapabileceği bir iç dökme… Mutsuzluk, yaşamdan kopma arzusu, hayatının sonuna gelmiş olma duygusu… Çeşitli zamanlarda hissedeceğimiz türden duygular. Ancak bu video yayınlandıktan sonra arkadaşlarının genç adamın evine koştuğunu ve kişinin cansız bedenini bulduğunu da biliyoruz. Bu bilgi yüzünden video tatsız bir internet şakası ya da viral bir iş olmaktan çıkıp hakikate dönüşüyor.

İntiharın bir anormallik ya da zihinsel / ruhsal bir bozukluk olduğu bilgisine olan güvenimizi sarsan bir yanı var videonun. Çünkü az sonra intihar edecek olan kişinin son derece aklının başında olduğunu, herhangi bir uyuşturucu / uyarıcı etkisinde olmadığını dahası herhangi bir “delilik” alameti göstermediğini görüyoruz. Beşir Fuad’ın intihar ederken hissettiklerini an be an not almasına benzer bir yanı var. Beşir Fuad 19. yüzyılın ikinci yarısında yaşamış materyalist bir yazardır, bu şekilde ünlenmiştir. Mektuplarından kişisel yaşamındaki fırtınalarla başa çıkamadığını, annesi gibi çıldırarak ölmekten korktuğunu ve hatta intihar anını kaydederek “bilimsel” bir çaba içine girdiğini biliyoruz; o nedenle de intiharı da her zaman bir merak konusu olmuştur. Oysa 16 Ekim 2014 günü çekilmiş olan videoda “Mutsuzdum, bir süredir hep intiharı düşünüyordum, doktora da gittim ama olmadı,” diyor az sonra intihar edecek olan kişi. Bu soğukkanlılık bir psikopatın duygusuzluğunu işaret etse rahatlayacağız ya da manik bir kendinden geçiş, hatta tuhaf bir neşe ya da herhangi bir aşırılık… Azıcık olsun anormallik… İşte, işte tam da bu noktada delilik kendini gösteriyor dedirten türden bir izi boşu boşuna aradım bu kayıtta. Hayır, tam tersine, son derece normal bir hüzün hatta yaşam sevinci vardı genç adamın halinde. Ella Fitzgerald’ın “Everytime we say goodbye” şarkısını bize dinletirken iyiden iyiye estetize edilmiş bir final bu diye de düşündüm. İnsanın kendi ölümünü sanatsal bir işe dönüştürmesi… Böyle bir duygu uyandırıyor izleyende. Son sözleri “Çok güzel olsun hayatınız, böyle Ella şarkıları gibi, güzel, sakin,” oluyor. Tabii video o noktada bittiği için asıl dehşet anını asla bilemiyoruz. Bir iple kendini astığı o korkunç sahneyi asla görmeyeceğiz. Çok simgesel bir yanı var iple insanın kendini asmasının. Bu dünyaya gelirken de bir ipe bağlıyız. Göbek kordonu kesilerek dünyaya düşüyoruz. Kendini asmak belki de kendini yeniden dünyaya bağlama çabasıdır ya da son anda bu ipi birinin kesmesi ile ikinci kez doğma umududur. Ya da tam tersine… Yaşarken insanın kendisine ne kadar ağır geldiğini göstermenin bir yoludur. İpin ucunda insan kendi ağırlığı ile boğulur. Varlığımız varoluşumuzu yok eder.

Videonun bir yerinde “bazı insanlar intihara diğerlerinden daha meyillidir, hepsi bu” diyor. Doğru. En azından bilimsel olarak bildiklerimizi teyit eden bir saptama bu. Ülkeden ülkeye farklılık gösterse de 100.000’de 30 civarında bir orandan söz ediliyor genelde. Nedenleri başlı başına bir çalışma konusu. Ancak bulaşıcı ya da tetikleyici bir tarafı olduğu da biliniyor. Örneğin 18. Yüzyılın son çeyreğinde Goethe’nin yazdığı Genç Werther’in Acıları romanı gençler arasında bir intihar salgınına neden olmuştur. 16 Ekim videosunun da bu türden bir potansiyel barındırdığını söylemek mümkün. Ancak kafamı kurcalayan ya da bu notu almamın nedeni başka bir şey. Biraz Beşir Fuad örneğinde hissettiğim durum.

16 Ekim videosunu kaydeden kişinin herhangi bir kafa karışıklığı, yanılsama ya da hezeyan içinde olmaması tam tersine tam anlamıyla aklının başında olması, kendi durumunun ne olduğunu çok iyi biliyor olması beni irkiltmişti, halen de rahatsız ediyor. Kendi varoluşunun farkına varan yani bir hikaye kahramanı olduğunu keşfeden öykü ya da roman kişilerine çok benzer bir yanı vardı. Ancak çok büyük bir farkla: bu gerçekti. Çoğu zaman yanılırız. Başkaları hakkında, hayat hakkında, dostlarımız hakkında hatta kendimiz hakkında yanılırız. Videodaki kişinin kendi hakkında yaptığı tüm tespitler videoyu kaydettikten sonra yaptığı eylemle kesinlik kazandı. Tabii kendini yok ederek varılan bir hakikatin ne anlamı var, ayrıca tartışılabilir. İnsan kaderini eline almak istiyor. Tragedyadan kurtulmak, kendi dramının karakteri olmak istiyor. Bu intiharla bir kez daha anladım ki bu ancak kendini öldürerek mümkün oluyor. Bir başka deyişle yaşarken asla mümkün olmuyor.

Video’nun bağlantısını vermiyorum. Bir daha izlemek istemiyorum çünkü. Ama geride bir şeyler kalsın istiyorum. Bu yüzden de Ella Fitzgerald’ın şarkısını aşağıya kopyalıyorum. Gerçek bir intiharın dehşeti yerine sanatın hüzünlü estetiğini tercih ettiğim için:

4 comments

  1. sevgili yazarım
    Bende açıkcası dünden beri o videoyu ve söylediği cumleleri beynimde irdeleyip irdeleyip düşünüyorum.
    Nedir bu sonu isteme eylemi ve bu eylemden başka eylem yok mu?Gerci hayata tutunma eylemi icin cok çabaladığını söyledi.Ama demek ki hayata tutunduğu ipler Boğazını acıtmaya başlamıştı ve o ipleri alıp çamaşır adar gibi astı kendini.Ah ne hazin ne Üzücü bir son.Oysaki ağzından çıkan cümlelerini söylerken bir yandan da mimikleriyle hala Hayatla dalga geçiyor gibi bir şey hissettim.Belkide mimikleri ile içinizin karanlık yerlerini saklamaya çalışıyordu.
    Bu kadar donanımlı ve Aklı başım da olan bir insana ölümü hic yakıştıramadım.

    Beğen

  2. Bu intihar hakkında konuşulacak çok şey var.

    Psikolojik olarak bir dizi bastırılmış travmadan bahsedebilirler, sosyolojik olarak metropol bilmem nesinden, astrolojik olarak son ay tutulmasında ve daha bilmem ne transitlerinden, biyolojik olarak…. bir sürü alanda yorumlar gelecektir.

    Son sözü söyleyen söylemiş.
    Bu sona iyimser bakış açısı (sanki son yudumu alınca tatili bitirip işe dönecekmiş gibi), aktardığı barışık dramı ile özendirici etkisi de olacak gibi duruyor. Timeline’a sıkışmış depresif çok insan var.
    Salgına dönüşmemesi dileğiyle.
    İsim ve video paylaşmadığınız için ayrıca teşekkür ederim.

    Beğen

  3. intihar eden arkadaş hakkında yaptığınız yorumlara katılıyorum.bir şeyleri beyan etmemiştir diye düşünüyor insan,ya da bu intiharı irdelenemeyecek şekilde yapmak ve böyle bir izlenim yaratmak istiyordur.
    beni korkutan dediklerinin hepsinin doğru olması.tüm hayatını var edip ölümle paketleyip bize göndermesi bu intihar.peki bugünkü iletişimin varmak istediği şey tam olarak buysa?yani bu intihar tam olarak bize ve çevresine başka şekilde dokunamayacak olmasının bir ifadesi ise?varoluş çabası içerisinde bizden sürekli istenen nesnel somut içeriklerin bir süre sonra tam olarak tek gayemiz olması ve tüm hayatımızı kaplaması ise bu intihar?bu intihar ile facebook a profil fotoğrafı koymak arasında bir fark göremiyorum.söz konusu insan,nesnel dünya tarafından ölü ele geçirilmiştir.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s