Bulutları Seyrederken Yaşanan Eşsiz Bir Deneyim: Apophenia

images-1 Bulutları seyretmek, hele ki hava rüzgarlıysa ve durmadan şekil değiştiriyorlarsa büyük bir zevktir. Çocukluğun henüz büyüsü bozulmamış dünyasını hatırlatır. Gerçi çocukken de bir yanımızla o büyünün masal gibi uydurma bir şey olduğunu biliriz ama yine de inanmaktan kendimizi alamayız. Hem ne kötülüğü var ki gökyüzünde kocaman, bembeyaz bir köpeğin koştuğunu görmenin… Görmenin… Evet görürüz. Baktığımız yerde anlamsız bir yığın değil, anlamlı bir şekil görürüz. Gözümüzle görmek, elimizle dokunmak, duyularımızla deneyimlemek gerçekliğin ilk sınavıdır zihnimiz için. Orada o köpeğin gerçekten olmadığını bilsek bile orada onu görmenin yarattığı bir sevinç ya da mutluluk hissetmez miyiz? İnsanı insan yapan nice özellik sayılabilir, kimileri diğerlerinden daha fazla ön plana çıkarılabilir ama bu, rastlantısal olanın içinde anlamlı şekiller “görme” az vurgulanan ama çok önemli bir özelliktir. Bir açıdan baktığımızda bir yanlışlıktır, zihinsel işleyişimizde bir hatadır. Hatta ciddi zihinsel bozukluklarının habercisidir. Ama yine de zihnimizin bize oyunlar oynamasına engel olamayız. Bu türden zihin sürçmesine Apophenia deniyor. Kişi anlamsız ya da rastlantısal şeylerin içinde anlamlı bir mesaj, bir imge ya da bir örüntü görüyor. Tabii bakan kişinin ruhsal ve zihinsel durumunun bu algıda çok önemli bir etkisi var. Yediğiniz ekmek ya da cipsin yanmış yüzeyinde İsa peygamberin yüzünü görmek için bu figüre alışkın bir Hıristiyan olmanız, bulutlarda Allah yazdığını görebilmek için Arapça Allah kelimesinin nasıl yazıldığını bilmeniz gerekir.

NB Please note we were supplied with these pictures and are not able to vouch for their authenticity. See SWNS story SWNAAN; Diners at an Indian restaurant had a religious experience after spotting what appears to be the face of Jesus - on a naan bread. His facial features, complete with beard and flowing hair, are plainly visible in the blackened patches. There is still debate whether the image truly represents the Son of Man, or if it actually shows comedian Billy Connolly. But customers at India Dining, in Esher, Surrey, believe it was no coincidence that Jesus 'appeared' on Monday night - 10 days after his birthday.

Naan Ekmeği’nde İsa Peygamberin yüzü, David Howlett, Hint restoranında yemek yerken bulmuş.

38894

2012 Diyarbakır İstasyon Meydanı’nda kaydedilmiş bulutlarda görünen Allah yazısı.

bulutlar04Bulutların ya da yiyeceklerin yüzeylerinde görünen dini mistik figürler çoğu zaman geçici bir deneyim olarak kalıyor. Ama 2007 yılında bir ağacın nasırlaşmış kabuğunda görülen maymun şekli, yerel inançlarla ilişkilendirilerek kısa sürede bir kült haline gelmiş. Çin mitolojisindeki maymun tanrı Sun Wukong’ın veya Hindu mitolojisinde Hanuman’ın ortaya çıkışı olarak benimsenip ağacın çevresi bir sunak haline getirilmiş. Bu tanrılara hediyeler sunmanın uğur ve şans getireceğine inanılıyor. Kayıtlara geçmiş güncel bir kült olarak araştırmacıların ilgisini çekiyor.

bulutlar05Ülkemizde de ilginç Apophenia olaylarından biri Ardahan’da yılın belli bir zamanında Damal dağlarında “görülen” Atatürk siluetidir. Her yıl Haziran ayında “Atatürk’ün İzinde ve Gölgesinde Damal Şenlikleri” düzenleyen Belediye Başkanı amaçlarını şu şekilde ifade ediyor: “”Biz yıllar önce olduğu gibi aynı niyetle bu etkinliği gerçekleştireceğiz. Çünkü buradaki tek amaç ve gayemiz daha çok insanı bölgeye çekmektir. Daha çok Damal’ı tanıtmak ve daha çok Atatürk’ü tanıtmaktır. Herkesçe malum, bu doğa olayı sadece bize ait. Dünyada belki eşi benzeri olmayan bir doğa olayı. Bu nedenle etkinlikler ne kadar verimli olursa bizler o kadar amacımıza ulaşmış oluruz.”

bulutlar06

1976, Viking 1 Mars yüzeyinden bu fotoğrafı çekti.

Uzay araştırmaları da bu türden Apophenia olayları için eşsiz veriler sunar. Mars yüzeyinden çekilmiş bir fotoğrafta insan yüzü görmek bunlardan en ünlüsüdür. Gerçekten de baktığımızda orada, o yeryüzü şekilleri içinde bir tanesi çok net bir şekilde insan yüzüne benzemektedir. O kadar ki insan baktığı fotoğrafın ne kadar yükseklikten ve nerede çekildiğini unutarak ısrarla insan yüzü görmeye devam eder. Tabii insan yüzleri görmek Apophenia’nın özel bir türü, dolayısıyla farklı bir adı da hak ediyor: Pareidolia. Bu arada, konu Mars olunca, Mars yüzeyinde kask, fil, kopuk parmak ve daha başka tuhaf şekilleri “görmek” için International Business Times’ın sayfalarını ziyaret edebilirsiniz (Bizarre Things Spotted on Mars: Ball, Traffic Lights, Faces, Finger and Huge Penis).

İnsan zihninin bu şekilde yanılmasının pek çok nedeni var. Öncelikle zihin adeta bir örüntü yakalama makinesi gibi çalışıyor, çevresindeki anlamlı ya da anlamsız her şeyin içinde anlamlı bir tekrar, takip edilebilir bir ilişki ya da bir mesaj bulmaya çalışıyor. Bu özellik beynin çalışma şeklinin bir sonucu: örüntü buldukça, ilişki çözdükçe beyinde dopamin miktarının arttığı deneysel olarak da sınanmış durumda. Bu şekilde gerçekten de olgular arasında ilişkiler kurmayı becerebiliyor, neden-sonuç ilişkilerini geliştirerek gerçeklik modelleri yaratabiliyor hatta daha da öteye giderek gerçekliği şekillendirebiliyor. Ancak bu şekilde çalışmaya alışkın zihin kolaylıkla da yanılabiliyor. Kumarbazların sıklıkla başına gelir. Belki de acemi kumarbazlar demeliyiz. Örneğin rulet oynarken üst üste beş defa kırmızı geldiğinde altıncının da kırmızı olacağını sanmak ya da tam tersine artık yeterince kırmızı geldi şimdi siyah gelecek diye tahminde bulunmak tamamen bu türden bir yanılgıdır. Ruletin her oyunu diğerlerinden bağımsızdır, dolayısıyla tahmin edilemez. Tıpkı loto oyununda geçmişte çıkmış olan sayılara bakarak bir tahminde bulunmanın imkansız olması gibi. İnsan zihninin “örüntü yakalama ve ilişki bulma” özelliği aynı zamanda insanın ritim duygusunu da güçlendirir. Müzik ve çeşitli sanatsal etkinlikleri biraz da bu özelliğe borçlu olduğumuzu söylemek abartı olmaz. Ancak olmayan ilişkileri “görmek”te ısrar etmek, gerçekte ilişkisiz olayları birbirine bağlamak aynı zamanda şizofreninin ilk aşamaları olarak da değerlendiriliyor. Gerçekte var olmayan mesajlar, şifreler, komplolar görmek gibi ortaya çıkabiliyor. Belirli bir anlamı olmayan birbiriyle ilişkisiz olayları basit bir hikaye kalıbının içine dökerek oluşturulan komplolar kaba ideolojik propagandanın da hizmetine kolayca girer. “Tüm bunların bir anlamı olmalı!” Bu düşünce gerçek hayatın içindeki haksızlıkları, saçmalıkları, korkunçlukları “açıklamak” gibi bir işlev yüklenir. Böylelikle hayat katlanılabilir olur. Varoluşu acımasız bir saçmalık olmaktan kurtaran tam da böyle bir yanılsamadır. bulutlar07Antonioni’nin Blow-up adlı filmi aslında bu kavram üzerine kuruludur ki filmin felsefi açılımı başka bir yazı konusu olabilecek denli karmaşıktır. Ancak filmdeki bir sahneyi anmadan geçemeyeceğim: Filmin kahramanı Thomas, soyut resimler yapan arkadaşı Bill’in evinde onun yaptığı resimlere bakarken Bill onu aydınlatacak bir konuşma yapar. Bill tualin üzerine fırçayla boyaları rastgele sıçratıyor gibi görünmektedir. Thomas’a resimlerinin yapmaya başladığında bir anlamı olmadığını, sonradan takılacak bir şeyler bulduğunu, sonra resmin kendi kendisini sınıflandırdığını ve çoğalttığını söyler. O sırada tualin üzerine fırlattığı boya lekelerine uzun uzun bakarak zihnin kendiliğinden şekil bulma özelliğinin çalışmasını bekler gibidir. Modern sanatta her türden arayışa ve deneye yer var elbette. Hayal edip çizmek yerine, rastlantısal olanın içinden zihnin apopheniac çıkarımlarda bulunmasını beklemek aslında bilinçdışı süreçleri araştırmak anlamına gelmez mi?

Apophenia’nın insanı mucizelerden komplolara götüren geniş çağrışımları var. Şu ana kadar hep insan zihninin yanılgılarını örnekledim. Ancak son zamanlarda yapay zeka çalışmalarında öyle ilerlemeler oldu ki burada anmadan geçemeyeceğim. Google’ın bir imge tanıma yazılımı var. Bu insan aklının benzetimini yaparak çalışan bir yapay zeka programı, imgeleri saptıyor, analiz ediyor ve hatta kendiliğinden imge buluyor. Bu programlar belirli imgeleri bulmak üzere eğitilebiliyorlar. Hayvan şekillerini bulmak üzere eğitilen bir yapay zekaya gökyüzünde bulutlar gösterildiğinde gördüklerinin yardımı ile resmi düzenlemeleri isteniyor. Sonuç inanılmaz, değil mi? Ben bu resimlere bakarken muhteşem bir hayal gücünün doğumuna tanıklık ettiğimi hissediyorum. Gelecekte yapay-zeka-dostlarımızla bulutlara bakarak şekiller görme oyunu oynar mıyız acaba? bulutlar08   bulutlar09

Sol üstteki bulut resmine bakan yapay zeka sağ üstteki gibi çeşitli hayvanlar görüyor. Sağ üstteki resmin detayları aşağıdaki sırada verilmiş durumda. Düşsel varlıklar kataloğu gibi…

Görsellerin tamamı ve ilgili yazı için: http://qz.com/432678/the-dreams-of-googles-ai-are-equal-parts-amazing-and-disturbing/

Kendi resminizi yükleyip google robotunun ne gibi rüyalar gördüğünü denemek için de bir adres var, ama işlem çok uzun sürüyor: http://psychic-vr-lab.com/deepdream/, işte benim fotoğrafıma baktığında robotun gördüğü rüya:

776789

2 comments

  1. Kahve telvesine bakıp, geleceği görmeye çalışmayı, bulutlara bakıp şekil çıkarmaya benzetiyorum. İkisinde de hayal gücünün etkisi olduğunu düşünüyorum. Yoksa kahve falı baktığında dinozorlar, ejderhalar gören bir ben miyim?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s