Rüzgarda Salınan Nilüfer

Seren Yüce’nin ilk filmi Çoğunluk’ta da insanlar arasındaki iktidar ve sınıf ilişkilerinin başatlığı ustaca konu ediliyordu. Rüzgarda Salınan Nilüfer adlı ikinci filminde yaklaşımının tek seferlik bir arayış olmadığını tam tersine bir yöntem olarak benimsediğini ve geliştirdiğini gösteriyor Seren Yüce. Üstelik anlatılması çok daha zor bir alanda deniyor bu sefer. Filmin mercek altına aldığı kentli, eğitimli insanların gündelik diyebileceğimiz yaşantıları. Kolaylıkla klişelere düşebilecek, daha fenası sözüm ona eleştirel bir mesafeden ötekileştirici kaba yergiyle sonlanabilecek yaşantılar bunlar. Ama tam da bu noktada yönetmen insanlar arasındaki güç ilişkilerinin nasıl da belirleyici olduğunu, bunun adeta bir matris gibi herkesi belirli bir noktada tuttuğunu hatta hapsettiğini, bu ağ içinde kimsenin özgür olamayacağını incelikli bir şekilde analiz ediyor. Cinsellik, evlilik, dostluk, anne-baba olma gibi temel durumların güç ilişkilerinden bağımsız bir şekilde anlaşılamayacağını gözler önüne seriyor. Önemli ve kalıcı bir film… Yönetmenin bir sonraki çalışmasını heyecanla bekliyorum.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s