Muhsin Bey

101Muhsin Bey denince gözümün önüne yeleği, kravatı, beyaz gömleği gelir. Eski İstanbul’un fakir ama kültürel değerlere bağlı hatta onları yaşatan beyefendileri gelir. Çocukluğumda bu tür “amcalardan” çok sayıda vardı, kimi emekliydi, kimi memurdu; evde pazar günleri bile kravat takarlar, içlendikleri zaman ağdalı sanat müziği parçaları mırıldanırlar, akşamdan akşama rakılarını ihmal etmezler, mahalle duygusuna sahiptirler, birbirlerini fötr şapkalarını hafifçe kaldırarak selamlarlardı. Onların yok olmakta olan bir tür olduğunu Ah Güzel İstanbul filminde Sadri Alışık’ın canlandırdığı Haşmet karakteriyle görmüştük daha önce. Bir anlamda kendi yonttuğu heykele âşık olan adam, Pygmalion, hikâyesiydi Haşmet’inki. Ya da Charlie Chaplin’in unutulmaz filmi Sahne Işıkları. Sahne Işıkları’nda eski ve artık zamanı geçmiş bir komedyenin yardım ettiği genç kızın ünlenerek ondan kopuşu anlatılır. Ah Güzel İstanbul’da da Haşmet köyünden artist olmak için kaçmış olan Ayşe’ye sahip çıkar, hatta onun meşhur olmasının yolunu açar ama tıpkı Sahne Işıkları’nda olduğu gibi Ayşe, Haşmet’ten kopar. Her iki hikâyede de aşk önemli bir bileşendir. Muhsin Bey’de ise bu konu bir adım daha ileri gider ve son derece önemli bir toplumsal konuya temas eder. Bu sefer köyden gelen Ali Nazik karakteri erkektir. Muhsin Bey’in tam zıddıdır, Doğu’dan gelmektedir ve daha ilk ortaya çıktığı andan itibaren herkes tarafından küçümsenen ve alay edilen bir tip olarak çizilir. Türkücü olmak isteyen Ali Nazik’i başta reddetse de hikâye boyunca aralarında bir yakınlaşma olur ve zavallı delikanlı Muhsin Bey’in desteğiyle şöhret basamaklarını tırmanır. Ancak hırsı her şeyin önündedir, herhangi bir ahlaki değere sahip değildir. Zaten türkücü olmak için yola çıkmış olmasına rağmen “yoz” bir müzik olan arabeskle meşhur olmuştur. Dünyevi başarı dışında hiçbir amacı ve inceliği olmayan bu öteki dünyanın çocuğu elbette Muhsin Bey’i de ezip geçecektir. Hatta onun sevdiği kadını da elinden alacaktır. Zaten bir arabesk sanatçısı yarattığı için kendine saygısını kaybetmiş olan Muhsin Bey, Ali Nazik’in nankörlüğü karşısında bir kez daha yıkılır. Tabii tüm bunlar o dönemin kentsel dönüşüm projesinin bir sonucu olarak yıkılan, tahrip olan Tarlabaşı’nda geçmektedir. Eski İstanbul tüm olumlu, soylu değerleriyle yok olup giderken ondan boşalan yer Doğu’dan gelen ilkesiz ve en ufak bir estetik duygusundan yoksun öteki tarafından işgal edilecektir. Her ne kadar son sahnede sevdiği kadını bu ilkesiz ilkelin elinden kurtarmış gibi görünse de izleyicinin gözünde yeni dünyanın kazananı Ali Nazik’tir. O yıllarda bu filmi içim acıyarak izlemiştim. Muhsin Bey’de kaybolup gidenin o çocukluğumun İstanbul’u olduğunu hissettiğim için sanırım sonuna kadar Muhsin Bey’le özdeşleşerek sorgusuz sualsiz kabul etmiştim önüme koyulan bu formülü. Oysa şimdi bu bakışın son derece sorunlu olduğunu düşünüyorum. Doğu’dan, Anadolu’dan geleni soysuz bir işgalci ve yıkıcı olarak resmetmek çok derin bir ötekileştirme değilse nedir? Filmi salt bir ötekileştirme hikâyesi olmaktan çıkaran elbette kentsel dönüşümün yıkıcı etkilerinin kaydını tutuyor oluşudur. Ancak filme göre örtük olarak bu yıkımın sebebi Ali Nazik’te vücut bulan ötekidir. Âdeta Beyoğlu’nu, Tarlabaşı’nı yıkıp yok eden Ali Nazik ve onun gibilerdir. Yıkım görüntüleri Ali Nazik’in artık profesyonel bir arabeskçi olarak sahneye çıktığı sekanslar arasında verilir. Yozlaşmanın en doğrudan temsili haline gelir. Ali Nazik bir sebep değil, olsa olsa sonuçlardan bir sonuçtur ama film bizi tersine ikna eder. Belki bu yüzden Yavuz Turgul daha sonraki yıllarda bu rolleri tersine çevirecek, mekân olarak yine Tarlabaşı’nı seçerek ve hatta aynı oyuncuları kullanarak günah çıkaracaktır. Bu sefer Doğu’dan gelen Eşkıya soyluluğun simgesi olacaktır. Asla Muhsin Bey gibi bir inandırıcılığa sahip olmayan Eşkıya, yönetmenin bir çeşit Muhsin Bey hesaplaşması (apolojisi) olarak okunabilir.

(Notos Dergisi, Yüz Yılın 40 Filmi Soruşturması, 2016)

Reklamlar

One comment

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s