Delilik, Kurmaca ve Hakikat

Deliliği ya da delilik diye nitelenebilecek anormal zihinsel durumlara olan merakım ile kurmaca edebiyata olan ilgim sanırım aynı kökten geliyorlar. Öykülerin ve romanların üzerimde yarattığı gerçeklik yanılsamasının “normal” olmayan bir tarafı vardı benim için. Çocukluğumda bana okunan ya da anlatılan masalları dinlerken o dünyaların gözümün önünde canlanması sadece zevk vermez, korkuturdu da… Çünkü ortada bir masal ya da bir hikaye olmadığı zamanlarda da zihnimin bu özelliğinin kendiliğinden çalışmaya başlayabileceğini biliyordum. Herkesin başına gelen şeyler; evin karanlık köşeleri, büyük dolapların içleri, perdelerin kıvrımlarının arası, yatak altları tekinsiz yaratıklarla dolup taşmaya hazır mekanlardı. Yeter ki bunlar “aklıma geliversin.” Elbette insan büyüdükçe, çocukluğun körpeliği geride kaldıkça onun çevresini saran gerçeklik de sağlamlaşıyor. İnsan istese de çocukluk korkularına inanamıyor… İşte bu noktada, benim için edebiyat müthiş bir araştırma alanı olarak önümde duruyordu. Kurmacanın nasıl olup da gerçeklik yanılsaması yarattığı sorusu, insan zihni tüm bunları (her şeyi) nasıl yapabiliyor sorusu ile birleşti. O yüzden de yazdıklarımda tuhaf zihinsel durumları, rüyaları, yanılsamaları, hezeyanları konu edindim. Kimi zaman bu konular yazımın türünü bile şekillendirdi. Bu türde öyküler ve romanlar yazarken yaşadığım deneyim kuşkusuz “delilik” değil. Kontrollü delilik bile değil. Yazılan öykü ya da roman uzun zamana yayılan, ciddi çaba gerektiren bir çalışmanın  sonucunda ortaya çıkıyor. Öte yandan yine de yazmak ancak yazarak elde edilebilecek bir deneyim sunuyor bana. Adeta benliğimin farklı katmanlarının sesleri duyulur oluyor. Böyle zamanlarda bedenimin içinden dışarıya bakan benden başka birileri olduğunu hayal ederim. Parmaklarım klavyenin üzerinde gezinirken içeride kalabalık bir topluluğun olduğunu hatta aslında ben diye bir şeyin olmadığını hisseder gibi olurum. Ama bu uçucu, üzerine düşününce yok oluveren bir histir. Kulağa korkutucu bir deneyim gibi gelse de bunlar benim için hakikate en çok yaklaştığım anlardır. Halen bir “ben”den söz ediyor olmam da çok inandırıcı değil…

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s