Arzu

Başkaldıran Kadının Şeytanileştirilmesi

Tarih bazen o kadar tutarlı bir şekilde tekrar ediyor ki insan determinizmin güvenli sularında buluveriyor kendini. Tüm zamanlarda ve neredeyse tüm coğrafyalarda muhafazakar siyasetlerin değişmez unsurlarından birinin kadın düşmanlığı oluşu gibi. İsimler ve aktörler değişse de kürtaj, bekaret, evlilik-zina, örtünme, sosyal hayata katılma vb üzerinden kadınları baskı altına alma mekanizması değişmiyor. Tabii bu hikayenin bir yönü. Bence asıl baskı altına alınmaya çalışılan cinsellik ve arzudur. Ancak gemlemeye çalıştıkça daha büyük bir mesele haline gelen arzu tatmin edilmediğinde öfkeye ve nefrete dönüşüyor. Özellikle de o arzuyu uyandıran figürler öfkenin hedefi haline geliyorlar.

(daha&helliip;)

Fotomontaj Tabut: Geçmişi Kontrol Eden Bugünü de Kontrol Eder

Bu iki fotoğrafı ilk olarak Gelişim Yayınları’nın Türkçe’ye kazandırdığı bir ansiklopedide görmüştüm. Sanırım orijinali Oxford Yayınlarındandı. Tarih ve Toplum cildinin girişinde bu iki fotoğraf basılıydı. Henüz ne Lenin’i, ne Troçi’yi biliyordum; ne de Sovyetler Birliği üzerine geniş bilgim vardı. Soğuk savaş yılları bir biçimde sürüyordu. Galsnost’a da, 1984’e de çok vardı. Giriş yazısında bu fotoğraflardan yola çıkarak tarihin nasıl tahrif edilebildiğini ve bunun ne kadar önemli sonuçları olabileceğini anlatıyordu. Çocuk olmama rağmen tarihin kurgulanabilir bir şey olduğunu anlamıştım ve bundan da şiddetle rahatsız olmuştum. Çünkü hayatımın aydınlanma dönemini yaşıyordum, harçlıklarımı biriktirip bana hakikati anlattığına inandığım ansiklopedileri fasiküller halinde alıp büyük bir iştahla okuyordum. Rahatsız olmuştum ama aynı zamanda, tarihin gizemlerle ve kurgularla dolu heyecanlı bir yer olduğunu da derinden hissetmiş olmalıyım. Aksi takdirde kurmacaya ilgi duymazdım sanıyorum.

Üstteki fotoğrafa dikkatle bakıldığında Lenin’in konuşma yaptığı kürsünün bize göre sağ tarafında iki kişi daha görünüyor, Bolşevik Devrimi’ni Lenin’le birlikte omuz omuza yapan liderlerden Troçki ve Kamanev. Her ikisi de daha sonra Stalin ile fikir ayrılığına düşecek ve Troçki sürgünde bir suikast sonucu Kamanev ise 1936’da yargılanarak öldürülecektir. İşin en tüyler ürpertici yanı, Kamanev hiç yaşamamış gibi tarihten silinecektir. Oysa Kamanev 1917’de kısa bir süre de olsa Devlet Başkanı olarak görev yapmış ilk kişidir! Ama yukarıdaki fotoğraflarda görüldüğü gibi tarihe yapılan “küçük” dokunuşlarla Lenin’in konuşma yaptığı kürsü uzatılmış, Troçki ve Kamanev kürsünün tabuta benzeyen tahtalarının altına gömülmüştür.

(daha&helliip;)