Ayfer Tunç

Diyaloglar 2015 başlıyor!

SM&Bogazici_Konferans_POSTER_2

Reklamlar

Meşhur Adamlar Ansiklopedisi’den Bir Deliler Evi’ne

200px-Memleketimden_İnsan_ManzaralarıMemleketimden İnsan Manzaraları Nâzım Hikmet’in ve Türk edebiyatının başyapıtlarından biridir. Binlerce mısradan oluşan bu efsanevi yapıt şiir, roman, sinema, destan gibi türler arasında dolaşır. 1939 yılında Meşhur Adamlar Ansiklopedisi olarak yazılmaya başlanan eser Nâzım Hikmet’in yasaklı olması nedeniyle 60lı yıllara kadar yayımlanamayacak ve Türk okurlarına gecikmeli olarak ulaşacaktır. Bittiği zaman yayımlanmış olsaydı Türk edebiyatının nasıl etkileneceği ve bu etkiyle nasıl şekilleneceği gerçekten de üzerinde düşünülesi ilginç bir sorudur. Manzaralar her anlamda devrimcidir; deneysel bir arayışın ürünü ve manifestosudur. Nâzım Hikmet bu yapıtını oluştururken şiirin “birkaç sözle çok şey söyleyebilme” özelliğinden ve tiyatro ile sinemanın olanaklarından yararlandığını söyler. Gerçekten de o güne kadar Türk edebiyatında yazılmış en deneysel metinlerden biridir Manzaralar. Ancak anlatım tekniği ya da edebi eleştiri açısından incelenmesi hep ertelenmiştir. Çünkü dile getirdiği Türkiye tablosu o ana kadar telaffuz edilmeyen gerçekleri içermekteydi; özellikle de ezilen halk için, çalışan sınıflar için bu yeni dönemde pek de fazla bir iyileşmenin olmadığı tüm çıplaklığı ile resmedilir. Bu öylesine radikal bir çıkıştır ki yapıtın biçimsel arayışları ve edebiyata getirdiği yenilikleri gölgede bırakır. Nâzım Hikmet de zaten yola böyle bir amaçla çıkmıştır: “İnsan Manzaraları’nı 1941 yılında Bursa hapishanesinde yazmaya başladım. Daha önce ‘Meşhur Adamlar Ansiklopedisi’ üzerinde çalışıyordum. Ansiklopedimin kahramanları, generaller, sultanlar, seçkin bilginler, sanat adamları, ya da güzellik kraliçeleri, katiller ve milyarderler değil; işçiler, köylüler, zanaatkârlar, ünleri fabrikaların, işliklerin, köylerin ve işçi mahallelerinin dışına taşmamış olan kimselerdi. Alman faşizmi Sovyetler Birliği’ne saldırdı bu sırada. Yaşlı bir gardiyandan haberi öğrendiğimde yüreğimin nasıl titrediğini anımsıyorum. Kendi kendime, ‘Bir yirminci yüzyıl tarihi yazmak gerekli’ dedim. ‘Meşhur Adamlar Ansiklopedisi’, ‘İnsan Manzaraları’na bir bölüm olarak girdi. Ansiklopedinin özlü dili, destanın da üslûbunu belirledi.”

(daha&helliip;)

Ayfer Tunç’tan Gezi Mektubu

Yazar dostum Ayfer Tunç’un Gezi Direnişi nedeniyle bir okuruna yazdığı mektubu kendi izniyle blog’umda paylaşıyorum. Son dönemde içine girdiğimiz ruh durumunu yansıtıyor.

8 Haziran 2013

Değerli okurum,

Öncelikle kardeşçe yaklaşımınıza ve duyarlılığınıza çok teşekkür ederim. İzin verirseniz size Gezi Parkı vesilesiyle twitter’da yeterince anlatamadığım görüşlerimi iletmek istiyorum.

(daha&helliip;)